14 02 2012

istanbul DİKİLİTAŞ ın üzerinde ne yazıyor

HIPODRUM ALANINDAKİ DİKİLİ TAŞTA NELER YAZIYOR ?


Dikili Taş, Mısır Obeliski, Theodosıus Taşı, Tutmossıs Anıtı gibi isimlerle de kaynaklarda adlandırılır.
Tüm İstanbul’un (tarihi geçmişi bakımından) en eski antik dönem eseridir.

İmal tarihi I.Ö. 1450 ler dir. Bu yıllarda Mısır’da 18.hanedandan krallar (Firavunlar) hüküm sürmekteydi. Bunlardan en çok adından söz ettiren ise III.Tutmossıs’tir. İ.Ö. 1480 – 1425 yılları arasında hüküm sürdüğü genel kabul gören dönemdir.
Bu Firavun’un 1457 de Mitanniler’le (Suriye’de) Fırat nehri (nehir= naharin) kıyısında savaştığı ve zafer kazandığı, dolayısıyla
devlet sınırlarını Yeryüzünün boynuzlarına kadar (Mezopotamya’nın iki boynuzu: Fırat ve Dicle’dir) genişlettiği bilinir.
Zaferin anısına (ve babası kabul ettiği tanrı Amon Ra adına ) Teb kentinde Karnak Tapınağı önüne bu Obeliksi diktirir.
Bugün görülen yarım Obeliksin boyu 17 m ve ağırlığı 300 tondur.
Yerindeki eski tam Obeliksin ne kadar uzun ve ağır olduğu konusunda kesin bir bilgi yoktur. Malzemesi pembe granittir.
III.Tutmossis, taşın üzerine kendisi ve zaferleri hakkında bilgileri içeren övgü dolu ifadeler yazdırır.

I.Konstantin İ.S. 337 de İzmit’te ölmeden önce Mısır’a gönderdiği bir elçi aracılığı ile bu Obeliksi İstanbul’a göndermelerini ister. Ancak ölümü üzerine gönderilme süreci uzar. Tam olarak İstanbul’a ne zaman ve nasıl geldiği konusunda henüz bir bilgimiz yok ama uzun yıllar yerde yatık beklediği, altındaki Grekçe yazıtta yazılıdır.
I.Theodosıus’un getirttiği konusunda bazı kaynaklarda bilgilere rastlanır.
Taşı bugünkü yerine diktiren kişi Theodosıustur.
Peki hangi Theodosıus ?
Taş üzerinde Bizans’ın resmi dili olan Grekçe olarak ancak İmparator Theodosıus başardı. Yardıma Proklos çağrıldı diyor.
Proklos 410-485 yılları arasında yaşamış, döneminin ünlü bir matematikcı ve düşünürü idi.
I.Theodosıus 379-392 yıllarına, II.Theodosıus ise 408-450 yıllarında hüküm sürdüklerine göre, buradan taşı diktiren kişi olarak II:Theodosıus un olduğu görülür.

II.Theodosıus, dör tarafı kabartmalarla süslü bir mermer kaide üzerine Obeliksi Proklos’un da yardımını alarak (30 veya 32 günde) diktirir.

I.Theodosıus döneminde, birçok dini iç kargaşalar üzerine Hıristiyanlık (Katolik) resmi devlet dini olarak kabul edilmiştir (381 de toplattığı Konsil den sonra 391 de ).
I.Konstantin döneminde, 312 de Milano Fermanı ile Hırıstiyanlık resmen tanınmıştı ( 325 de toplattığı İznik konsili öncesinde ) ama Mezhep kargaşasına bir türlü son verilememişti.

Bu kabul ile, halk arasında huzursuzluk elbette hemen son bulmuş değildi. II.Theodosıus döneminde de halkı arkalarına alarak zaman zaman isyanlar çıkaranlar (Tiranlar / .. ezilen Tiranlar üzerinde ) olmuştu. Bazen bu isyanlar kanlı bir şekilde bastırılmıştı.
İsyanların bu meydan da ve tabiî ki Obeliksin yanında çıkması da tesadüfî değildi. Obeliks, Mısır’dan pagancılardan getirilmemiş miydi ? ( .. bazen bana da kanepe çaldılar )

Meydanın günümüze kadar şu veya bu sebeple doldurulması sonucu kabartmalı mermer kaide zemin seviyesinin altında çukurda kalmıştır.



Yazı ve Kabartmalar hk :

Taşın üst sivri kısmında Tutmosis ve Amon Ra’nın sıfatları hk işaretler kazılıdır.
Tuthmosıs için : Amon Ra’nın oğlu, yukarı ve aşağı Mısır’ın kralı olduğu anlamlarına gelen işaretler
Amon Ra için ise: Tanrıların ve Heliopolis’in kralı, yaşamın ve sonsuzluğun kaynağı
anlamlarına gelen Mısır Hiyeroglifi işaretleri kazılıdır.

O dönemlerde Firavunlar kendilerini aynı zamanda bir
Tanrı olarak ta görürler, soylarını bir tanrıya bağlarlardı.
Amon Ra bu anlamda en çok ‘’ baba’’ olan tanrı idi.
Amon Ra güneşi temsil ederdi ve devletin de resmi tanrısıydı. Merkez tapınım yeri Annu kenti (Yunanlılar Heliepolis demişler) idi. İnsan gövdeli ve şahin başlı olarak resmedilirdi. Başının üzerinde güneş olarak hep bir büyük daire çizilirdi.

Örmeli Sütun’a bakan taraf (1) :

O bunu Thebes’in efendisi, babası Amon Ra için yaptı.
Ra gibi sonsuz yaşama ulaşabilmek amacıyla, onun için
Kırmızı granitten çok büyük Obeliskler, elektromdan Piramitler yaptı.
(Elektrom: altın renkli Mısır kumları , Thebes: antik Teb kenti )

Müze tarafına bakan taraf (2) :

Büyük Naharin kıvrımını ordusunun başında büyük bir katliam yaparak
güç ve utkuyla geçen anlamına gelen işaretler kazılıdır.
(Naharin: İbranicede nehir anlamına gelir. Kastedilen nehir ise Fırat nehridir. Utku: güç ve zorluk)

Bu tarafta, mermer kabartmaların altında Bizans’ın resmi dili olan Grekçe yazıtta: Devamlı yerde yatan dört köşe direği dikmeyi ancak İmparator Theodosıus başardı. Yardıma Proklos çağrıldı ve böylece 32 günde dikildi yazar.

Alman Çeşmesine bakan taraf (3) :

Attum’un kutsal ana Neid’in kollarında kral olmak üzere büyüttüğü,
Her ülkeyi fetih eden, zamanın sahibi, jübilelerin efendisi yazar.
(Neid, Teb kentinde tapınımı yoğun yapılan bir savaş tanrıçası idi.)

Sultanahmet Cami duvarı tarafı (4) :

Zaferin efendisi, her ülkeye hükmeden, sınırlarını yeryüzünün
boynuzlarına ve naharının bataklıklarına kadar genişleten yazılıdır.

Altındaki kabartmalı mermer kaide de ise, o dönemin diplomatik dili
olan Latince ile sütunun kendisi konuşur gibi:
Önceleri direnmiştim. Yüce efendimizin buyruğuna itaat ederek
Ezilen Tiranların üzerinde zafer çelengini taşımam gerekti.
Her şey Theodosıus’a ve onun kesintisiz devam eden işlerine
boyun eğiyordu. Bana da kanape çaldılar. Başkan Proklos’un
yönetimi altında 30 günde yükseltilmeye mecbur edildim der.

Hiç yorum yok: